İnternetle ya da daha doğrusu sosyal medyayla az çok haşır neşir olan her türk genci bilir ki buralarda konu sürekli türk kızının üzerinden döner. onun kötü yanları, eksileri, tripleri, boyu, kilosu vs. her zaman muhabbetin çıkış noktasıdır. ve tabii ki bu muhabbetleri başlatan da yeryüzünün en muazzam yaratığı olan türk erkeğidir. işte bu yazıda da kanıtlarla türk erkeğinin ne kadar mükemmel (!) ...olduğu üzerinde duracağız.
öncelikle şuradan başlamak gerekir ki bütün türk erkekleri 1.50 lik türk kızının aksine en az 1.90 boya sahiptir. bu konuda bana inanmayanlar herhangi bir sözlüğe girip oradaki boy ile alakalı başlıkları inceleyebilirler. ayrıca türk erkeğinin vücudu muhteşem derecede yapılıdır. başka ülkelerin erkeklerinin "balkon" diye tabir ettiği göbeğe hiçbir türk erkeğinde rastlayamazsınız. ayrıca tabi ki hepsi "küçükken sarışın" dır fakat sonradan böyle olmuştur.
civardaki en güzel kızlar hep onun peşindedir, bir mekana gidildiği zaman o mekandaki en güzel kız her zaman türk erkeği'ni kesiyordur. hatta yer bitirir.
ayrıca her türk erkeği anadan doğma şofördür ve trafikteki tek iyi şoför yine kendisidir, geri kalan herkes ehliyetini bakkaldan almıştır. özellikle trafikte bir bayan sürücü gördüğünde ise çemkirmek en büyük hakkıdır. çünkü bu ehliyeti onlara ne diye vermişlerdir anlamaz ki. bütün kazaların sebepleri onlardır. kendisi kaza yaparsa da kesin karşı taraf hatalıdır, kusur sorumluluğu falan dinlemez.
bunun yanısıra her türk erkeği usta bir spor yorumcusudur. at yarışı ve futbol konularında uzmanlaşmıştır. bu ustalıklarını bahis alanında değerlendirirler; ancak ne hikmetse her zaman tek maç bütün planları alt üst etmektedir. hatta yılmaz vural'ın da inşaatta tuğla örerken "ben o teknik direktörün yerinde olsam bıdı bıdı" diye başlayan yorumunun kasımpaşa başkanı tarafından duyulması sonucu keşfedildiği rivayetler arasındadır.
bunun yanısıra sorun hiçbir zaman türk kızında değildir, ondadır. kısacası "sorun sende değil bende" dir. gerçek her zaman böyle olmasa da türk erkeği nezaketinden böyle demektedir; zira o son derece nazik, ince, düşünceli, romantik ve iyi olan her şey (dup dup tıs tıpıtıpıtıp tıs power puff girlss!!) dir.
Sevgililer günü, anneler günü, doğum günü, evlilik yıldönümü ve bunun gibi günler onun için hep para tuzağıdır, her ne kadar romantik olsa da bu tarz günlerde içindeki anti-kapitalist canavar ortaya çıkar. bunun yanında bir erkeğin erkek arkadaşlarının yanında cüzdanı hep boşken, kızların yanında ne hikmetse hemen cüzdanı doluverir.
ayrıca türk erkeği kesinlikle en makara okullarda okumuş, en kafa dönemle askerlik yapmış ve "bizim bi eleman" ile hayatının en güzel anılarını yaşamıştır. bunların hiçbiri palavra değildir ve aksine... -sıkı durun-
gerçektir.
öncelikle şuradan başlamak gerekir ki bütün türk erkekleri 1.50 lik türk kızının aksine en az 1.90 boya sahiptir. bu konuda bana inanmayanlar herhangi bir sözlüğe girip oradaki boy ile alakalı başlıkları inceleyebilirler. ayrıca türk erkeğinin vücudu muhteşem derecede yapılıdır. başka ülkelerin erkeklerinin "balkon" diye tabir ettiği göbeğe hiçbir türk erkeğinde rastlayamazsınız. ayrıca tabi ki hepsi "küçükken sarışın" dır fakat sonradan böyle olmuştur.
civardaki en güzel kızlar hep onun peşindedir, bir mekana gidildiği zaman o mekandaki en güzel kız her zaman türk erkeği'ni kesiyordur. hatta yer bitirir.
ayrıca her türk erkeği anadan doğma şofördür ve trafikteki tek iyi şoför yine kendisidir, geri kalan herkes ehliyetini bakkaldan almıştır. özellikle trafikte bir bayan sürücü gördüğünde ise çemkirmek en büyük hakkıdır. çünkü bu ehliyeti onlara ne diye vermişlerdir anlamaz ki. bütün kazaların sebepleri onlardır. kendisi kaza yaparsa da kesin karşı taraf hatalıdır, kusur sorumluluğu falan dinlemez.
bunun yanısıra her türk erkeği usta bir spor yorumcusudur. at yarışı ve futbol konularında uzmanlaşmıştır. bu ustalıklarını bahis alanında değerlendirirler; ancak ne hikmetse her zaman tek maç bütün planları alt üst etmektedir. hatta yılmaz vural'ın da inşaatta tuğla örerken "ben o teknik direktörün yerinde olsam bıdı bıdı" diye başlayan yorumunun kasımpaşa başkanı tarafından duyulması sonucu keşfedildiği rivayetler arasındadır.
bunun yanısıra sorun hiçbir zaman türk kızında değildir, ondadır. kısacası "sorun sende değil bende" dir. gerçek her zaman böyle olmasa da türk erkeği nezaketinden böyle demektedir; zira o son derece nazik, ince, düşünceli, romantik ve iyi olan her şey (dup dup tıs tıpıtıpıtıp tıs power puff girlss!!) dir.
Sevgililer günü, anneler günü, doğum günü, evlilik yıldönümü ve bunun gibi günler onun için hep para tuzağıdır, her ne kadar romantik olsa da bu tarz günlerde içindeki anti-kapitalist canavar ortaya çıkar. bunun yanında bir erkeğin erkek arkadaşlarının yanında cüzdanı hep boşken, kızların yanında ne hikmetse hemen cüzdanı doluverir.
ayrıca türk erkeği kesinlikle en makara okullarda okumuş, en kafa dönemle askerlik yapmış ve "bizim bi eleman" ile hayatının en güzel anılarını yaşamıştır. bunların hiçbiri palavra değildir ve aksine... -sıkı durun-
gerçektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder